22 Nisan 2020

".. çünkü sırf güneş geceyi sevmedi diye ay doğmayı bırakmaz"



Geceyi severdi, küçük balkon kuşu. Balkonunda ışıkların şımarık oyunlarını izler, geleceğe dair hikayeler yazardı. Aslında geçmişine dair yazacağı çok fazla şey olmasına rağmen hafızası asla iyi olmadığı için geleceğe, yeniliğe açardı kalemini. O zamanlar fark etmiyordu ama geçmişle tüm bağını koparmayı başaran bir süper güce sahipti. İlk başlarda farkında değildi bunun, farkında olmaya başladığında kendi yüzüne ne kadar nankör olduğunu söyleyip vurup kafayı yatardı.  Uyku tutmazdı geceleri, kendine kızardı, -Nasıl yapıyordu bunu? insan hiç geçmişini unuturmuydu? Arkasında ne vardı bu şımarıklığın? Kim yardım ediyordu?- asla anlayamamıştı. 



Nankörlük gibi gözüken bu gücün lehine işlediğini  çok sonradan 30 lu yaşlarına bastığında anlayacaktı.


Geceye kavuşma hissi, her biten gün sonrasında güven yüklüyordu - güya güçlü olan- kalbine. Onu tek rahatsız eden şey güneşin batarken gösterdiği kör edici kızılıydı. Evrenin en parlak yıldızının, güneşin, ışıkları kapatınca havası sönen geceyle bir derdi vardı belli ki. Yan apartmanın çatısına güle oynaya yaklaşıp hızlıca batarken, tüm hıncıyla sızlatıyordu içini bizim küçüğün.. Her batışta ağlamaklı oluyordu, terk edilmişliği hatırlatıyordu ona güneşin çatının arkasından kayboluşu. İlk terk edilişini.. Hiçliğini, görünmezliğini, amaçsızlığını ve bir günün daha ne kadar boş geçtiği dank ediyordu kafasına.  Bazen bu ana şahit olmamak için öğlenden geceye kadar uyurdu. İyi hissettirmeyen anlardan kaçmayı çok iyi başarırdı. Belki de hafızası bu yüzden onunla birlikte değildi. O evreyi uykuyla atlatıp çok sevdiği ay ışığına kavuşunca yine geleceğe dair düşlerini coştururdu. Mesela baktı ki çok sevdiği ama ilerde canını yakacağını bildiği bir şey girdi hayatına, alay ederdi o şey her ne ise ve onu gururla yenerdi. Yine en sonunda kendinden uzaklaştırmayı başarırdı. Kendince çok akıllıca bulduğu bu kurtuluş yöntemiyle kazandığı zaferden sonra yine k.çının üstüne oturup aptalca üzülürdü.  



Sahi ne zaman keşfetmişti bu yöntemi? Bazı şeyler o kadar fluyduki...



Kendini kurtarış hikayelerinin her birinde yeni bir özelliği ile tanışırdı. Bazen severdi bu yeni özelliğini, kimsenin canını yakmadan kaçış fikirlerini gururla savunurdu. Bazen de kendisini tanıyamaz, acımasızlığından utanırdı. Ama bu utançtan daha kötüsünün çaresizlik olduğunu düşünüp kendini affederdi.

  -Bir yerde okumuştum bir insan ne yapmış olursa olsun kendisini 8 saatin sonunda affedermiş, çünkü bir tek kendisini arkasında bırakıp gidemez insan .- 

Çaresizlik kötü, çok kötüdür. Bilen bilir. Dibi uçsuz bucaksız bir çaresizlik, tüm umutları gölgede bırakacak kadar güçlüdür. Umut için ise zehirdir derler böyle zamanlarda. Umut çaresizlik ateşinin körükleyicisidir. Çünkü neyi umut edersen aslında o şeyin olmayacağını bilirsin; ya kuyunun dibindedir, bilinmezlik, karanlık, yerçekiminin verdiği inanılmaz güven seni caydırır uzanıp erişemezsin; ya da sen diptesindir, umut, yukarıdan gelip taşların arasından sızan yalancı bir gün ışığıdır ve sadece kandırır, şanslıysan kandırıldığını anlayıp yoluna bakarsın.

Şimdi o küçük  balkon kuşu büyüdü ve boş umutlara sarılan, güneşin parlatan filtresiyle sahte fotoğraflar çeken, yerçekiminin verdiği yalancı güvene kanıp sıradan bir hayat yaşayan, belirli günler ve haftalar kitabına göre karşısındakini önemli hissettirmeye çalışan insanlardan korudu kendisini. Samimiyetsiz hislerden, seçimlerden, yaşantılardan sıyrılarak ilerledi yoluna.  Hiçbir şeyi seçmedi, önüne geldiği gibi yaşadı ama  bir şeyi beceremedi, hafızasını sağlamlaştırmayı. Hissetmedi belkide, hep savunduğu motto doğru çıktı sanırım, Her anı, bir gün hafızada silinir geriye tek bir şey kalır, nasıl hissettirdiği. Bu aralar hissettikleri ise onu 4 sene önce balkonunda unuttuğu ay ışığına götürdü. Güneş geceyi hala sevmiyordu ama ay doğmayı bırakmamıştı, hala bıraktığı yerdeydi ve yine sakindi, yol göstericiydi. . Anlattım ona her şeyi. Ne halde gittim, nasıl sevdim, neden bir başıma kaldım, ne halde döndüm bıraktığım yere. Sonra eğildim önünde ve bundan sonrası için yalnızca dinginlik diledim.



Başlık: Muhteşem parça * Şanışer - Ne için Yaşıyorum




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Zaman ayırdığınız için teşekkürler.
Yorumlarınızı beklerim.

Recommendations by Engageya